top of page

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu ve Beraat Nedenleri

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Enes Çetinkaya
    Av. Enes Çetinkaya
  • 27 Ara 2025
  • 5 dakikada okunur
Masa üzerinde imzalanan bir banka çeki ve dolma kalem - Karşılıksız çek düzenleme suçu ve beraat

Giriş


Karşılıksız çek düzenleme suçu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında düzenlenen ve ticari hayatta çeke olan güveni korumayı amaçlayan önemli bir ekonomik suçtur. Bu suç, alacaklının haklarını güvence altına alırken, borçlunun da belirli hukuki şartlar altında haksız yere cezalandırılmasının önüne geçecek şekilde katı kurallara bağlanmıştır. Bu yazımızda, karşılıksız çek düzenleme suçuyla itham edilen bir sanığın, Çek Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) temelinde hangi hukuki nedenlerle beraat edebileceğini veya hakkındaki davanın düşmesine yol açabilecek durumlar incelenecektir.


1. Çekin Şekli Geçersizliği Sebebiyle Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunun Oluşmaması


Bir çekin kambiyo senedi vasfını kazanabilmesi ve ticari hayatta likit bir ödeme aracı olarak güven telkin edebilmesi için kanunda öngörülen sıkı şekil şartlarına uyması mutlak bir zorunluluktur. Kanun koyucunun bu ısrarı, çekin tedavül kabiliyetini ve güvenilirliğini teminat altına alma amacından kaynaklanır. Bu şartlardan birinin dahi eksik olması, senedin çek niteliğini temelden sarsar ve onu adi bir havale belgesine dönüştürür. Bu durum, bir teknik detay değil, suçun maddi unsurunun oluşmadığı anlamına gelen ve doğrudan beraatle sonuçlanması gereken esaslı bir eksikliktir.


1.1. Zorunlu Unsurlardaki Eksiklikler


Türk Ticaret Kanunu'nun 780. maddesi, bir senedin çek olarak kabul edilebilmesi için taşıması gereken zorunlu unsurları açıkça saymıştır. Bu kurucu unsurlardan herhangi birinin eksikliği, senedin çek vasfını yitirmesine neden olur ve bu nedenle, aşağıda belirtilen unsurları taşımayan bir senet üzerinden karşılıksız çek suçu oluşmaz:


  • "Çek" Kelimesi: Senet metninde, senet diliyle aynı dilde olmak üzere açıkça "çek" kelimesi yer almalıdır.

  • Kayıtsız ve Şartsız Havale: Belirli bir bedelin ödenmesi için herhangi bir koşula bağlanmamış, kayıtsız ve şartsız bir havaleyi içermelidir.

  • Muhatabın Ticaret Unvanı: Ödemeyi yapacak olan bankanın (muhatabın) ticaret unvanı belirtilmelidir.

  • Düzenleyenin İmzası: Çeki düzenleyen kişinin el yazısıyla atılmış imzası bulunmalıdır.

  • Düzenleme Tarihi: Çekin düzenlendiği tarih açıkça yazılmalıdır.

  • Banka Seri Numarası: Muhatap banka tarafından çek yaprağına basılan seri numarası bulunmalıdır.

  • Karekod: Çek Kanunu ile zorunlu hale getirilen karekodun bulunması gerekmektedir.


Bu unsurlardan birinin yokluğu, suçun kurucu unsurunun eksikliği anlamına geldiğinden suç oluşmaz.


1.2. Alternatif Zorunlu Unsurların Yokluğu


TTK'nın 781. maddesi, bazı zorunlu unsurların senet üzerinde açıkça belirtilmemesi durumunda geçerli olacak alternatif düzenlemeler getirmiştir. Ancak bu alternatiflerin de bulunmaması halinde çek geçersiz sayılır.


  • Düzenleme Yeri: Çek üzerinde bir düzenleme yeri belirtilmemişse, düzenleyenin imzasının yanındaki yer düzenleme yeri olarak kabul edilir. Eğer burada da herhangi bir yer belirtilmemişse veya belirtilen yer ("Rami" örneğinde olduğu gibi) Yargıtay kararlarına göre bir idari birim (il, ilçe, belde vb.) olarak kabul edilmiyorsa, çek geçersiz sayılır.

  • Ödeme Yeri: Çekte ödeme yeri gösterilmemişse, muhatap bankanın ticaret unvanının yanında belirtilen yer ödeme yeri sayılır. Bu da yoksa, muhatap bankanın merkezinin bulunduğu yer ödeme yeri olarak kabul edilir. Bu alternatiflerin de senet üzerinden anlaşılamaması çeki geçersiz kılar.


1.3. Çeki Geçersiz Kılan Kayıtlar


Çekin "kayıtsız şartsız ödeme vaadi" niteliğini bozan her türlü kayıt, senedi geçersiz kılar. Örneğin, ödemeyi belirli bir malın teslimi gibi bir şarta bağlayan ifadeler, faiz şartı veya kabul şerhi gibi kayıtlar çeki kambiyo senedi olmaktan çıkarır. Bu tür geçersiz bir senet üzerinden de karşılıksız çek suçu oluşmaz.


2. Yargılama Usulündeki Eksiklikler


Karşılıksız çek suçlamasında ispat yükü ve usuli sorumluluklar yalnızca sanığa ait değildir. Kanun, alacaklı hamile de çeki ticari hayata süren taraf olarak belirli ve katı yükümlülükler getirmiştir. Bu yükümlülüklerdeki en ufak bir hata, davanın sanık lehine sonuçlanması için yeterlidir. Bu katı süreler, kanun koyucunun alacaklının hakkını korumak için ihmalkar davranmamasını ve ticari hayatın gerektirdiği sürate uymasını beklediğini gösterir.


2.1. Yasal İbraz Süresinin Kaçırılması


Ticari hayatın hızına paralel olarak, kanun koyucu alacaklının hakkını araması için son derece kısa ve kesin süreler öngörmüştür. Bu sürelerin gözden kaçırılması, belki de en sık karşılaşılan ve en kesin beraat nedenlerinden biridir. TTK'nın 796. maddesi, çekin muhatap bankaya ibraz edilmesi için belirli hak düşürücü süreler öngörmüştür. Bu süreler:


  • Düzenlendiği yerde ödenecekse on gün,

  • Aynı kıtada başka bir ülkede ödenecekse bir ay,

  • Farklı bir kıtada ödenecekse üç ay'dır.


Çekin bu yasal süreler geçtikten sonra ibrazı halinde, bankanın yapacağı "karşılıksızdır" işlemi, Çek Kanunu kapsamında cezai sorumluluk doğuran hukuki sonucu yaratmaz. Zira suçun oluşabilmesi için ibrazın mutlaka yasal süreler içinde yapılması bir ön koşuldur.


2.2. Şikayet Hakkının Süresinde Kullanılmaması


Karşılıksız çek düzenleme suçu, şikayete tabi bir suçtur. Bu nedenle, alacaklı hamilin şikayet hakkını belirli süreler içinde kullanması zorunludur. İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesi uyarınca şikayet hakkı:


  • Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay,

  • Ve her halde fiilin işlendiği (karşılıksızdır işleminin yapıldığı) tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.


Süresi içinde şikayet yapılmaması, kanun tarafından alacaklının bu hakkından zımnen feragat ettiği şeklinde yorumlanır ve şikayet hakkı ortadan kalkar. Bu durumda açılmış olan davanın "düşmesine" karar verilir.


3. Suçun Maddi Unsurunu Ortadan Kaldıran Özel Durumlar


Bazı durumlarda, şeklen geçerli bir çek ve usulüne uygun bir şikayet bulunsa dahi, ödemenin yapılamaması sanığın iradesi ve kontrolü dışındaki hukuki engellere dayanabilir. Suçun özü, failin kusurlu bir eylemle yani kasten karşılığı bulundurmamasıdır. Ödemeyi imkansız kılan hukuki bir durum söz konusu olduğunda, sanığın iradesi devre dışı kalır ve suçun maddi unsuru oluşmaz.


3.1. Haciz, İflas veya İhtiyati Tedbir Kararları


Çekin bankaya ibraz edildiği anda, çek hesabı üzerinde mahkeme kararıyla konulmuş bir ihtiyati tedbir (ödeme yasağı), üçüncü kişiler tarafından konulmuş bir haciz veya hesap sahibi hakkında verilmiş bir iflas kararı bulunuyorsa, banka yasal olarak ödeme yapamaz. Bu durumda, karşılığın bulunmamasının nedeni sanığın eylemi değil, onun iradesi dışındaki hukuki bir engeldir. Ödeme, failin kusurundan kaynaklanmadığı için suçun maddi unsuru oluşmaz ve sanığın beraat etmesi gerekir.


3.2. Konkordato Sürecinin Etkisi


İcra ve İflas Kanunu'nun 285. ve devamı maddelerine göre, bir borçlu hakkında konkordato geçici mühlet kararı verildikten sonra karşılıksız çıkan çekler için ceza davası açılması durumunda, Yargıtay kararlarına göre konkordato yargılaması ceza davası için "bekletici mesele" kabul edilmelidir.


4. Yargılamayı veya Cezayı Sona Erdiren Haller


Suçun işlenmesinden sonra, sanığın belirli adımları atması veya müştekinin iradesiyle ceza yargılamasının sona ermesi mümkündür. Bu durumlar, yargılamanın herhangi bir aşamasında sanık lehine sonuç doğurabilir.


4.1. Etkin Pişmanlık Gösterilmesi


Çek Kanunu'nun 6. maddesi, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkanı tanımaktadır. Sanık, karşılıksız kalan çek bedelini, çekin yasal ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerdeki temerrüt faizi ile birlikte şikayetçi hamile öderse:


  • Bu ödeme yargılama sırasında yapılırsa, mahkeme davanın düşmesine karar verir.

  • Ödeme, mahkumiyet kararından sonra yapılırsa, hüküm bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar.


4.2. Şikayetten Vazgeçilmesi


Karşılıksız çek suçu şikayete bağlı olduğundan, müşteki (yetkili hamil), yargılamanın herhangi bir aşamasında şikayetinden vazgeçebilir. Bu vazgeçme, sanık hakkında yürütülen ceza sürecini doğrudan sona erdirir.

  • Yargılama devam ederken şikayetten vazgeçilmesi halinde dava düşer.

  • Mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra vazgeçilmesi durumunda ise cezanın infazı durdurulur ve hüküm bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar.


Sonuç


Özetle, karşılıksız çek suçlaması, dışarıdan göründüğünün aksine, sanık lehine işletilebilecek pek çok hukuki mekanizma barındıran karmaşık bir yapıdadır. Çekin şekil şartlarındaki bir eksiklikten, alacaklının usuli bir süreyi kaçırmasına; ödemeyi engelleyen hukuki bir karardan, sanığın etkin pişmanlık göstermesine kadar incelenen bu beraat ve düşme nedenleri, kritik detaylardır. Bu nedenle, böyle bir iddia ile karşı karşıya kalındığında atılacak ilk adım, durumu hafife almak değil, derhal bu alanda uzman bir avukata başvurarak, lehe olan tüm bu teknik ve usuli noktaların eksiksiz bir şekilde mahkeme önünde ileri sürülmesini sağlamaktır. Aksi takdirde, haklı bir davanın dahi kaybedilmesi riski kaçınılmazdır.


Av. Enes ÇETİNKAYA

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Av. Enes Çetinkaya

İslice Mah. Annaç Sk. No:8/B Çimen İş Hanı K:1 D:102

Merkez/ UŞAK

av.enescetinkaya@gmail.com

(+90) 554 143 07 64

bottom of page