Orman Vasfıyla Hazineye Geçen Taşınmazlar İade Edilebilir Mi
- Av. Enes Çetinkaya

- 25 Ağu
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 26 Ağu

20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun, ormanlık alan olduğu gerekçesiyle tapusu iptal edilip Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlar bakımından eski maliklere ve mirasçılarına önemli bir iade hakkı tanımaktadır. Bu yazıda, orman vasfıyla hazineye geçen taşınmazlar iade edilebilir mi sorusuna cevap arayacak, düzenlemenin kapsamı, başvuru şartları ve konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun güncel yaklaşımı ele alınacaktır.
Orman Şerhi ve Tapu İptali Süreci
6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca yapılan orman tahdidi (sınırlandırma) çalışmaları sonucunda, sınırlar içinde kaldığı tespit edilen taşınmazların tapu kayıtları iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilebilmektedir. Bu süreç, taşınmaz malikinin -bazen yıllar sonra- fiilen mülkiyet hakkını kaybetmesiyle sonuçlanmaktadır. Malikler, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1007. maddesine dayanarak tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan zararların tazminini Hazineden talep edebilmekteydi. Ancak bu yol, taşınmazın aynen iadesini değil, yalnızca tazminatı mümkün kılmakta; dava süreçleri de hem uzun hem de belirsiz olabilmekteydi.
7584 Sayılı Kanun ile Getirilen Düzenleme
20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek Madde 22, bu alanda kayda değer bir değişiklik getirmiştir. Maddeye göre, açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ve infaz edilen veya rızaen terk edilen taşınmazlar, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya onların akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması hâlinde iade edilebilecektir.
Kimler Başvurabilir?
Başvuru hakkı, taşınmazın tapusu iptal edilen önceki malikine, malikin akdi haleflerine (taşınmazı devralanlara) ve malikin kanuni haleflerine, yani mirasçılarına tanınmıştır. Başvuru süresi, maddenin yürürlüğe girdiği 20.06.2026 tarihinden itibaren iki yıl olarak öngörülmüştür. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu göz önünde bulundurulmalı ve hak sahiplerince süreç vakit kaybetmeksizin başlatılmalıdır.
İade Şartları ve Bedel
Kanun, iadeyi bedelsiz bir işlem olarak düzenlememiştir. Taşınmaz bedeli karşılığında herhangi bir ödeme yapılmamışsa doğrudan iade söz konusu olabilirken, daha önce bir bedel ödenmişse bu bedelin güncel rayiç değerden az olmamak kaydıyla Hazineye geri ödenmesi gerekmektedir. Ayrıca madde, işlemler sonuçlanana kadar orman idaresi veya Hazine tarafından yeni dava açılamayacağını, devam eden davaların bekletici mesele sayılacağını ve bu kapsamdaki taşınmazlara ilişkin hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğini de hükme bağlamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Yaklaşımı
Düzenlemenin uygulamaya ne denli hızlı yansıdığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.07.2026 tarihli, 2025/748 Esas ve 2026/422 Karar sayılı kararında görülmektedir. Kurul, TMK m. 1007'ye dayalı bir tazminat davasını görüşürken, 18.06.2026 tarihli ilk oylamada nisap sağlanamaması üzerine yapılan ikinci görüşme öncesinde Ek Madde 22'nin yürürlüğe girdiğini tespit etmiş; yeni düzenlemenin dosyaya doğrudan etkisi bulunduğu gerekçesiyle dosyayı incelenmek üzere Özel Daireye (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi) göndermiştir. Bu karar, halihazırda derdest olan tazminat davalarının da yeni iade mekanizması karşısında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyan önemli bir emsal niteliğindedir.
Sonuç
7584 sayılı Kanun'un getirdiği bu düzenleme, orman vasfıyla Hazine adına geçen taşınmazlar bakımından mağdur olan maliklere -tazminattan farklı olarak- taşınmazın bizzat geri alınması imkânını sunmaktadır. Başvuru süresinin sınırlı olması, bedel hesaplamalarının teknik niteliği ve derdest davaların bu süreçle nasıl ilişkilendirileceği gibi hususlar, sürecin bir uzman gözetiminde yürütülmesini gerektirmektedir. Böyle bir hak kaybına uğradığını düşünen taşınmaz maliklerinin ve mirasçılarının, haklarını değerlendirmek üzere alanında uzman bir avukata danışması tavsiye edilir.
Av. Enes Çetinkaya
Kaynaklar: 6831 sayılı Orman Kanunu Ek Madde 22 (7584 sayılı Kanun m.14, RG 20.06.2026/33286); TMK m. 1007, m. 1020; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.07.2026 T., 2025/748 E., 2026/422 K.



Yorumlar